Aşk-ı Sükun Seti

₺37.90

Kitap Özeti

Aşk-ı Sükun

Say ettim; 
yalnızlıkta, 
acizlikte,
çaresizlikte… 

Say ettim;
tevekkülde,
teslimiyette,
rızada…

Say ettim;
nefiste… 
kalpte… 
ruhta… 
aşkta… 
sükûnda…

Nefisten kalbe, kalpten nefse say ettim…
Döktüm tüm çakıl taşlarımı…
Gözyaşlarımın verdiği serinlik ruhumu biraz ferahlatmıştı. Tüm cesaretimi toplayıp bakışlarımı yavrumun olduğu yere doğru uzattım.
O da ne?
Gözlerime inanamadım.
Kupkuru çölün ortasında bir ananın gözyaşları rahmet, kanayan yüreği kaynak olmuştu. Bu su, kızgın çölde anayı temsil eder gibi akacak, kıyamete kadar gözyaşlarımla bereket bulacaktı.

Nuriye Çeleğen, Aşk-ı Sükûn’da, Hazreti Hacer’in, teslimiyet ve tevekkülden örülmüş, yalnızlığın en koyusundan geçip hepimize analık eden şefkatiyle bereketlenen büyük yolculuğunu anlatıyor.

Her kadın Hacer’dir, fark yürüyüştedir… 
(Tanıtım Bülteninden)

İffet-i Kalp

Ağlıyorum…

Her anıma bir gözyaşı damlıyor.  

Biliyorum, kelimeydi o.  

Varlığı yokluğun ellerinden kurtaran kelamdı.  

En güzel kudretin kelimesiydi o. Üfledi, âmâ gözler açıldı; dermansız dertler iyileşti; ölüler dirildi.  

Kelimemdi o benim. Biricik kelimesiydi annesi Meryem’in.

Vakit akşam… İsa’mın müjdesi kulaklarımda:

“Ben gidiyorum, o gelsin!

Faraklit gelsin

Ahyet gelsin!”

Nuriye Çeleğen Hz. İsa’nın mübarek annesi Hz. Meryem’i, “iffetini en güzel şekilde koruyan” o kalp çiçeğinin asırlara ışık tutan hikâyesini dupduru bir dille anlatıyor.

Meryem olmanın, velayet mertebesinde bir “kul” olmanın, en büyük peygamberlerden birini yetiştiren bir “anne” olmanın kalplere nakış gibi işlenecek öyküsü…

(Tanıtım Bülteninden)

Sepetiniz
Kargo ücretsizdir.
Hızlı Gönderim Ücretsiz Kargo
Whatsapp Sipariş