Çocuklar Okuyor Seti 2

₺29.90 Ücretsiz Kargo

Kitap Özeti

Bugün Hayal Kuracaktım
Bir Cumartesi sabahı… Evde tek başına, yatağında hayal kurmaya çalışan bir kız… Ve nereden geldiği belli olmayan bir yavru kedi sesi… İşte Aslı’nın macerası başlıyor. Ama ne macera! Bütün mahalle seferber oluyor, hatta itfaiye bile… Kedi ağacın tepesinde, bakalım kurtarabilecekler mi? Bırakın kediyi acaba Aslı kendini kurtarabilecek mi?

Bugün Hayal Kuracaktım Gökçe Ateş Aytuğ’un ilk kitabı. Aytuğ, Türkiye’nin en önemli çocuk yazarlarından biri olacağını hissettiriyor bizlere. Hikâye çok gerçekçi. Karakterler de öyle. Aslı hepimiz olabiliriz, belki de yazarın kendisi. Belki de yazar bir “çocuk”. Olamaz mı?
Olayları çocuğun masumiyeti, saflığı, şaşkınlığı ile izliyoruz. Yazarın kurduğu “hepimizin içinde yaşabileceği” samimi atmosfer, kullandığı duru ve esprili dil sayesinde dâhil oluyoruz öyküye. Hepimiz çocuk oluyoruz. Aslı’nın içine düştüğü birbirinden üzücü ama bir o kadar da komik olayda biz de yer almak ve yardım etmek istiyoruz.

Bugün Hayal Kuracaktım, günlük hayatın içindeki sıradan insanların, sıradan bir günündeki sıra dışı olayları anlatıyor çocuk gözüyle. Bildiğimiz ve kendimizi iyi hissettiğimiz duygular hâkim öyküye. Çocukluk aşklarımız, kıskançlık, işler kötüye gittiğindeki panikleme hallerimiz… Sevgi, güven ve dayanışma ile çarçabuk atlatılan üzüntüler. Farklı din ve kültürlerden olsa da bir arada mutlu mesut yaşayarak büyüklere ders veren çocuklar.

Kitap bu duruşuyla da, “Çocuklar çabuk sıkılıyor, aksiyon lazım, doğaüstü güçler şart, biraz sihir, biraz büyü de iyi olur” diyen modern çocuk edebiyatı mühendislerine de en güzel yanıtı vermiş oluyor.

Karıncanın Ne Olduğunu Bilmeyen Karıncayiyen
Bu, Pim.
Pim bir karıncayiyen.
Annesi öyle söylüyor.
Ama Pim daha yeni doğdu ve karıncanın da karıncayiyenin de ne olduğunu bilmiyor…

Hayykitap, 25’in üzerinde dile çevrilen hayvan öyküleri serisine bir kitap daha ekliyor: Karıncanın Ne Olduğunu Bilmeyen Karıncayiyen. Kitap yavru bir karıncayiyenin büyürken kendini ve çevresini keşfetmesini anlatıyor. Pim daha yeni doğmuş. Annesinden süt emiyor ve hiç karınca görmemiş. Şekli nasıl, tadı nasıl bilmiyor. Aklını karıştıran şeyler var. Madem sadece süt emiyor, adı neden karıncayiyen? Karınca yemese olmaz mı? Karınca nasıl bir şey? Neden toprağın altında yaşıyorlar?.. Pim’in merak ettiği çok şey var ve büyüdükçe sorularına cevap buluyor. Üstelik büyürken sadece kendini keşfetmekle kalmıyor, karşılaştığı kendinden çok farklı yavru hayvanlarla birlikte hayatı, yaşadığı dünyayı öğreniyor.

Jill Tomlinson, çok sevilen duru, yalın diliyle bu kez kim olduğunu öğrenmek, keşfetmek isteyen bir yavruyla tanıştırıyor çocukları. Öyküsü hem eğlenceli hem de pek çok hayvanı tanıma fırsatı sunuyor. Karıncayiyenin yanı sıra yılan, fil, zürafa, kirpi gibi hayvanların ne yediğini, nerede yaşadığını, neler yapabildiğini yavruların ağzından anlatıyor. Serinin diğer öykülerinde olduğu gibi bu kitapta da hayvanları tanırken başka şeyler de öğreniyor çocuklar: Kendini keşfetmeyi, büyümeyi, farklılıkların bir arada yaşamasını, dostluğu, sevgiyi, aile bağlarını, soru sormayı, cesareti, dayanışmayı, kendine güvenmeyi, hoşgörüyü…

Olga
Olga’nın maceraları iki eğlenceli öyküyle başlıyor. Çocuklar bu küçük kahramanı çok sevecek. Olga bu, herkesi her an her yerde şaşırtabilir!

Olga iki çocuklu bir ailenin küçük kızı. Esther adında bir ablası var. Ondan birkaç yaş büyük. Bir pazar sabahı ailece evdeler. Bildiğiniz tatil günü işte. Az didişme, biraz can sıkıntısı, biraz oyun, biraz okul hazırlığıyla geçecek zannettiyseniz yanıldınız! Olga hiç durur mu, aklına gelenleri bir bir uyguluyor, bu sıradan günü kendince renklendirmeye çalışıyor!

Kitapta yer alan ikinci öyküde Olga’yla ailesi kar tatiline gidiyor. Kayak yapacaklar. Ama tatil daha başından sarpa sarıyor. Eziyetli bir yolculuğun ardından vardıkları kayak merkezinde Olga’yı hiç ummadığı maceralar bekliyor. Ee, Olga’ya göre hayat dediğin maceralı, eğlenceli olmalı zaten!

Eğrisiyle doğrusuyla bıcır bıcır bir kahramanla tanışmaya hazır mısınız? İlkokula giden Olga, ablasıyla, ailesiyle, arkadaşlarıyla maceralar yaşıyor, oyunlar oynayarak sıradan günlerine renk katmaya çalışıyor. Kimi zaman yanlış anlaşılmaktan, kimi zaman haksız yere ceza almaktan yakınan bu küçük kıza bazen gülecek, bazen kızacak, bazen yardım etmek isteyecek ama her koşulda onunla iyi vakit geçireceksiniz. Dizinin her kitabında iki öyküsünü okuyacağınız Olga, gönlünüzü fethetmeye aday!

Küçük Prens
“Gülünü senin için bu kadar önemli yapan şey, onun için harcadığın zamandır.”
“Gülüm için harcadığım zamandır…” dedi Küçük Prens hatırlamak için.
“İnsanlar bu gerçeği unuttular,” dedi tilki. “Fakat sen unutmamalısın.”

Yalnızca bir çocuk kitabı değil Küçük Prens, aynı zamanda ve hatta belki daha çok yetişkinlere söyleyecekleri olan bir hikâye bu. Yalın dünyamızın büyüdükçe kirlenmesine, karışmasına ve belki hakiki anlamını örten yükler edinmesine izin vermemek için, arınmak için tekrar tekrar okunacak bir roman.

Clarice Bean, Çaktırma
Lauren Child tarafından yaratılan muzip, zeki ve afacan karakter Clarice Bean serisinin üçüncü kitabı Clarice Bean, Çaktırma Çaktırma’da kahramanımızın hayatında beklenmedik değişiklikler oluyor ve Clarice “Kaygı” ile tanışıyor. Serinin diğer kitaplarında olduğu gibi “Çaktırma”da da bir çocuğun gündelik hayatından kesitler, hayal gücü, naif, sade ve eğlenceli bir dille kaleme alınıyor.

Kitapta, Clarice Bean en sevdiği roman kahramanı süper dedektif Ruby Redford’un “Hayatta Kalma Kılavuzu – En Kötü Kaygıyla Karşılaşınca Ne Yapmalı” ve “Casus Kulavuzu”nu okurken günlük hayata dair pek çok şey öğreniyor. Örneğin Ruby, “Her casusun bir sağ kola ihtiyacı vardır” diyor. Neyse ki Clarice’in hayatında her zaman güvenebileceği, çok sevdiği en yakın arkadaşı Betty var; insanın ne zaman casusluk yapmak zorunda kalacağı belli olmaz ki… Clarice Bean bir yandan casusluğun inceliklerini öğrenirken bir yandan da kendine Ruby’nin “En Kötü Kaygıyla Karşılaşınca Ne Yapmalı” kitabından esinlendiği bir en kötü kaygılar defteri hazırlıyor ve hayattaki kaygılarını listeliyor; örneğin; değişim, taşınmak, sonsuzluk.

Ruby kitabında diyor ki; “İnsanın en büyük kaygısı, hakkında kaygılanmayı bile düşünmediği kaygıdır.” Yoksa Clarice’in hakkında kaygılanmadığı bile düşünmediği en büyük kaygısı, en yakın arkadaşı Betty Moody’den ayrılmak olabilir mi? Ya da sınıflarına yeni gelen soğuk bir kızla arkadaş olmak zorunda kalması?

Serinin ilk kitabı Kesinlikle Ben, Clarice Bean’de, okullarında düzenlenen ve kulağa kesinlikle çok sıkıcı gelen kitap projesiyle başı dertte olan Clarice Bean serinin ikinci kitabı olan Clarice Bean, Başı Dertte’de öğretmeni Bayan Wilberton’ın düzenlediği yazım yarışmasıyla ve sınıfça sahnelenecek Müziğin Sesi piyesinde başrol olmakla uğraşıyordu.

20’den fazla dile çevrilen, dünyanın pek çok ülkesinden yüz binlerce seveni olan Clarice Bean serisinin üçüncü kitabı Ahmet Fethi tarafından Türkçeye kazandırıldı.

Yazar Lauren Child, çocukların ve çocuklarına okuyacakları kitaplar konusunda yol gösteren anne-babaların kısa sürede ilgisini çeken Clarice Bean serisinin dördüncü kitabını yazıyor.

Sepetiniz
Hızlı Gönderim Ücretsiz Kargo
Whatsapp Sipariş