Fırsat Seti – 1

₺29.90 Ücretsiz Kargo

Kitap Özeti

FENT
Foucault, “Yaşamı savunmak gerekir!” derken, Spinozavari bir cürete çağırır bizi. Onun bu çağrısı, Leibnizvari kıvrımlardan geçerek, kederden uzak bir neşeyle yaşamın köklerine tırmanır. Bedenin kahkahasıyla ve aklı ateşleyen imgelerle ruhumuza ve kişiliğimize sunulan kudret, uçurumun gözlerinin içine bakmayı ve korkuyu korkutmayı arzulamaktadır. Suat Hayri Küçük’ün dediği gibi: “Cesaret gülmek ister!” Çünkü kahkaha bizden yanadır!
Hayat bir sahnedir, biz kadınlar ve erkekler ise birer oyuncu. Kimin hangi rolü oynayacağı, ne zaman sahneye gireceği ve çıkacağı ya da kaç perde oyunda kalacağı müphem! Ancak, perdeler hayatın tersini gösterecek kadar kısa ve bu oyunda maalesef bazıları için her şey mubah. Oynayanlar farklı olsa da oyunun değişmez bir döngüsü var: Zalim kurbanını arar, kurban ise kurtarıcısını. Ama aşıkla maşuk gibi kurban zalime, zalim kurbana dönüşüverir.
Hayatın en çok alkışlanan sahnesi, kusursuz bir cinayetin işlendiği ândır. Cinayet kusursuzdur! Kusursuzdur, çünkü maktul seçildiğinin farkında değildir. Sıçrama pozisyonunda avını izleyen zalim önce avını iyice süzer, üzerine atlar, onu yoklar… Kurbanın cılız savunmasını fentlerle, eskivlerle savuşturarak onu yorar. Alkışlayanlar, göz göre göre gelen ölüme, işlenen cinayete sırtını dönenler; sıranın kendilerinde olduğunu bilmezler. Oysa zalimlik doyumsuz bir kuyudur.
Fent, bir avuç iyi insanın zalime karşı şövalyece mücadelesini anlatan, hayatın sahnesinden bir perdedir. Bilirsiniz, iyiler de ölür! Onları sevdiklerinden ayıran katil, zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır. Fent’i yaşadıktan sonra, “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum” diyemeyeceksiniz.

HODBİNLER
“…bu düşleyiş, olmayan bir dünyaya biteviye yapılan bu seyahatler, artık gerçek hayatın yerini alan bir yaşayış, aynen mehtap ışığında parlayan suları zümrüt bir ayna, o suya elini daldırdığında parmaklarının ucundan damlayan taneleri ise o zümrütten kesilmiş birer mücevher zannedip de tutmaya çalışan hayalperestin beyhude çırpınışı misali bir kayboluş olmuştu. Ben ise ellerimle sebebiyet verdiğim bu mahvoluşun şimdi acılı bir seyircisi olmaktan öteye gidemeyen bir hiçtim işte. Bir hiç, muğlak, titrek bir hayalet, soluk bir gölge.”
 Hodbinler… Bir hayalde yaşayıp ölecek olsalar bile hayalden de, hayattan da zevk alamayanlar, nereye baksa kendini görenler, o hüzünlü mağrurlar…
 Türkçe edebiyatın zengin mirası üzerine kurulmuş mükellef bir sofra, gülünesi bir sürükleniş, acıklı bir parodi, bir aşk, ihtiras ve ihanet nümayişi… Üslubu kaybettiğimiz bir zamandan, o zamana ait hayatlardan akseden bir tebessüm, lisanı eski güzel günlerin lisanına istihza dolu bir gönderme.
 Hodbinler, dil zenginliği, kurgusu ve her satırına sinmiş hicviyle okuru büyüleyecek. Ustalığını daha ilk romanında ortaya koyan Saruhan Doğan, Türk romanında iddialı bir sayfa açıyor!

KÖLE
Tüm anne ve babaların mutlaka okuyup, çocuklarına da okutması gereken bir kitap…
Bu kitap; küçük kusurların telafisiz büyük hatalara dönüşmesini engellemek ve “Keşke” dememek için ufuk açıcı bir hayat rehberi.
***
“Bu kitap, okumaya ve bir kaç kez daha yeniden okumaya değer.
Dili son derece dolambaçsız ve samimi…
Kim; hiç bir problemin, korkunun ya da hatanın kölesi olmamıştır ya da değildir?
Yazar sadece konuşamadığımız zaman duyabildiğimiz, kendi sağlıklı benliğimizin evreninde, bize hızlı ve basit bir şekilde yol gösteriyor.
Bu kitaptaki karakter, bizleri temsil ediyor.
Onun aracılığıyla, sahip olduklarımızın değerini, onları kaybedene kadar fark etmediğimizi de anlıyoruz.
Sevgili okuyucular, bu kitabı bir kere elinize aldıktan sonra, onu bırakamayacaksınız.
Bu kitap, bir hayat şiiridir.”
Florida Üniversitesi Direktörü
Dr. Héctor Salama Penhos

SEYR’ENGİZ
“Varoluşla dil arasındaki kadîm perde, modern insanın şafağıyla birlikte aşılmaz bir duvara dönüştü.. Nicedir bir fin-de-siècle figürü olarak modern şair, kehanetin gücüne sığınarak ortalığa saçıyor ilencini. Estetiğin müsekkin etkisiyle mistik şiir idealinden basit kelime simyacılığına değin bir yığın edâ, ‘şiir-sel’ adlı sarkacın fütursuz salınımı içinde sürgit genişliyor… Ve şimdilerde fiyakalı bir hologram suretinde boy gösteren şair (artist!), kontrolsüz ışık ve sesin bulanık sularında, giderek seyr’in künhünden uzaklaşıyor.”
Cem Yavuz, önceki kitabı Ayn’da belirginleşen dille görme’ye doğru tasarrufunu, birbirini bütünleyen iki yeni kitapla, Seyr’ ve Seyr’engiz’le sürdürüyor. Dilin sınırlarını deneyimleyerek koyulduğu yolculuğu bu kez rüya ve hayâlin imkânlarıyla derinleştiren Yavuz, Seyr’iyle okuyucuya şunu vaadediyor: Perdeyi kaldırın, semâ’ya katılın.
Bireyin, özel olarak da şairin Seyr’i boyunca uğradığı ‘hâller’i kayda alan Seyr’engiz ise, modern şiire ilişkin tartışmaların yörüngesinden kopmaksızın; Batı dillerindeki ‘image’ kavramını hayâl sözcüğüyle ikame ederek, yeni bir şiir ontolojisi öneriyor. Şiirin asl’ına ilişkin Cem’ edici bir tasavvura açılan kitap, bir berzah olarak hayâl ile rüyayı seyr’ederken; dilin hayâle bağlandığı görsel boyutu sesle izleyip, ona üçüncü bir boyut ekliyor..

İŞŞA
“(21) O zaman Yahve insan’a derin bir uyku verdi. Kaburgalarından birini alıp, boşalan yeri etle kapladı. (22) İnsan’dan aldığı bu kaburgadan bir kadın yarattı ve insan’a götürdü. (23) Ve insan, ‘İşte bu, benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir! Ona kadın (İşşâ) denilecek; çünkü o insan’dan (iş) alındı’ dedi. (24) İşte bu nedenle her insan babasını ve annesini bırakarak karısına bağlanacak, onunla tek beden olacak.” Doğasında sürekliliği ve sonlanmayı içeren kadın, paradoks kavramının da sahibi olarak, insan türünün hayatta kalmasında belirleyici olmuştur. Tarih boyunca insan türünün iyi-kötü, güzel-çirkin, kıtlık-bereket ve ölüm-varoluş macerası; kılavuz çizgisini kadının çizdiği bir dünya üzerinden yürümüştür. Ahlak kavramının dişil olanla ilişkilendirilmesi, insanın varoluşu karşısında duyduğu bir engel olarak görünmekle beraber, devletleri ve toplumları da bu yönde biçimlendirmiştir.
Kadının tarihi, insanlık tarihiyle birlikte başladı ve onunla son bulacak. Bu kitap; kadının süregelen serüveninden yaşamsal kesitlerin yanı sıra, kadın oluş’un hikâyesini temellendiren kaynaklara ulaşmanın yol haritasını da sunuyor.

İlgili Kitaplar

Yaz Okuma Seti – 1

₺60₺29.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 10

₺77.00₺29.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 11

₺51.00₺29.90

İNDİRİM

Sabahattin Ali Tüm Eserleri 8’li Set – Kutulu – Edebiyat Seti

₺117₺49.90

İNDİRİM

Stefan Zweig 14’lü Mega Set – Kutulu – Edebiyat Seti

₺140₺49.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 8

₺53.00₺29.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 9

₺50.00₺29.90

İNDİRİM

Sepetiniz
PTT KARGO Ücretsiz Kargo Fırsatı
Whatsapp Sipariş