Yaz Okuma Seti – 10

₺29.90 Ücretsiz Kargo

Kitap Özeti

Hayatta Olmaz!

“Bu dünyada üzüntüyü, derdi kederi tadan her insan şanslıdır. Dönüp arkana baktığında hiç kötü bir şeyle karşılaşmadıysan ya cesaretin yoktur ya da bir fanusun içinde yaşamışsındır.”

Liseden beri arkadaş olan, üniversite mezunu iki ahbap çavuş. Küçük bir evde yaşıyorlar. İşsizler, parasızlar ve yırtmak için proje üstüne proje geliştiriyorlar. Ama mutluluk, onları sokakta karşılaştığı akrabasından kaçan ergen gibi görmezden geliyor!

Deftere yazdırabildikleri son bakkal isyan ediyor; son beş ayda kalkıştıkları beşinci iş olan tavuk döner işi de batıyor. Artık Guinness yetkililerinin telefonlarına çıkacak yüzleri de kalmıyor!

Cenk’in kız arkadaşı var ama kontör bakiyesi 0,57 kuruş olduğu için, ancak o aradığında konuşabiliyorlar. Kızın babasının gözü mühendis Kemal’i damat yapmakta. Atılgan ise yarın yokmuş, dünü de unutmuş gibi yaşıyor. Çalışmak istiyor ama, içsel yolculuk hesabı, çekyatında uyuyarak bol bol benliğini dinlendiriyor.

Ozan Turan’ın ikinci kitabı Hayatta Olmaz! Hayykitap tarafından yayımlandı. Kitap, hüzün dozu da olan, mizahla iç içe geçmiş bir hikâyeyi anlatıyor. Yazarın şu sözü kitabın ana temasını ortaya koyuyor: “Her şey güzel olacaksa kötüye ne olacak, ona da fırsat vermeliyiz.”

Dramatik iniş çıkışların, büyük duyguların, sarsıcı olayların, çarpıcı karakterlerin işlendiği bir roman değil bu. Hayat karşısında kuyruğu dik tutmaya, hayata tutunmaya çalışan iki naif delikanlının hüzünlü ve eğlenceli öyküsü.

Fent

Foucault, “Yaşamı savunmak gerekir!” derken, Spinozavari bir cürete çağırır bizi. Onun bu çağrısı, Leibnizvari kıvrımlardan geçerek, kederden uzak bir neşeyle yaşamın köklerine tırmanır. Bedenin kahkahasıyla ve aklı ateşleyen imgelerle ruhumuza ve kişiliğimize sunulan kudret, uçurumun gözlerinin içine bakmayı ve korkuyu korkutmayı arzulamaktadır. Suat Hayri Küçük’ün dediği gibi: “Cesaret gülmek ister!” Çünkü kahkaha bizden yanadır!

Hayat bir sahnedir, biz kadınlar ve erkekler ise birer oyuncu. Kimin hangi rolü oynayacağı, ne zaman sahneye gireceği ve çıkacağı ya da kaç perde oyunda kalacağı müphem! Ancak, perdeler hayatın tersini gösterecek kadar kısa ve bu oyunda maalesef bazıları için her şey mubah. Oynayanlar farklı olsa da oyunun değişmez bir döngüsü var: Zalim kurbanını arar, kurban ise kurtarıcısını. Ama aşıkla maşuk gibi kurban zalime, zalim kurbana dönüşüverir. Hayatın en çok alkışlanan sahnesi, kusursuz bir cinayetin işlendiği ândır. Cinayet kusursuzdur! Kusursuzdur, çünkü maktul seçildiğinin farkında değildir.

Sıçrama pozisyonunda avını izleyen zalim önce avını iyice süzer, üzerine atlar, onu yoklar… Kurbanın cılız savunmasını fentlerle, eskivlerle savuşturarak onu yorar. Alkışlayanlar, göz göre göre gelen ölüme, işlenen cinayete sırtını dönenler; sıranın kendilerinde olduğunu bilmezler. Oysa zalimlik doyumsuz bir kuyudur.

Fent, bir avuç iyi insanın zalime karşı şövalyece mücadelesini anlatan, hayatın sahnesinden bir perdedir. Bilirsiniz, iyiler de ölür! Onları sevdiklerinden ayıran katil, zulüm karşısında susan dilsiz şeytandır. Fent’i yaşadıktan sonra, “Görmedim, Duymadım, Bilmiyorum” diyemeyeceksiniz.

İşşa

“(21) O zaman Yahve insan’a derin bir uyku verdi. Kaburgalarından birini alıp, boşalan yeri etle kapladı. (22) İnsan’dan aldığı bu kaburgadan bir kadın yarattı ve insan’a götürdü. (23) Ve insan, ‘İşte bu, benim kemiklerimden alınmış kemik, etimden alınmış ettir! Ona kadın (İşşâ) denilecek; çünkü o insan’dan (iş) alındı’ dedi. (24) İşte bu nedenle her insan babasını ve annesini bırakarak karısına bağlanacak, onunla tek beden olacak.” Doğasında sürekliliği ve sonlanmayı içeren kadın, paradoks kavramının da sahibi olarak, insan türünün hayatta kalmasında belirleyici olmuştur. Tarih boyunca insan türünün iyi-kötü, güzel-çirkin, kıtlık-bereket ve ölüm-varoluş macerası; kılavuz çizgisini kadının çizdiği bir dünya üzerinden yürümüştür. Ahlak kavramının dişil olanla ilişkilendirilmesi, insanın varoluşu karşısında duyduğu bir engel olarak görünmekle beraber, devletleri ve toplumları da bu yönde biçimlendirmiştir.

Kadının tarihi, insanlık tarihiyle birlikte başladı ve onunla son bulacak. Bu kitap; kadının süregelen serüveninden yaşamsal kesitlerin yanı sıra, kadın oluş’un hikâyesini temellendiren kaynaklara ulaşmanın yol haritasını da sunuyor.

Köle

Tüm anne ve babaların mutlaka okuyup, çocuklarına da okutması gereken bir kitap…

Bu kitap; küçük kusurların telafisiz büyük hatalara dönüşmesini engellemek ve “Keşke” dememek için ufuk açıcı bir hayat rehberi.

“Bu kitap, okumaya ve bir kaç kez daha yeniden okumaya değer. Dili son derece dolambaçsız ve samimi… Kim; hiç bir problemin, korkunun ya da hatanın kölesi olmamıştır ya da değildir?

Yazar sadece konuşamadığımız zaman duyabildiğimiz, kendi sağlıklı benliğimizin evreninde, bize hızlı ve basit bir şekilde yol gösteriyor. Bu kitaptaki karakter, bizleri temsil ediyor.

Onun aracılığıyla, sahip olduklarımızın değerini, onları kaybedene kadar fark etmediğimizi de anlıyoruz. Sevgili okuyucular, bu kitabı bir kere elinize aldıktan sonra, onu bırakamayacaksınız. Bu kitap, bir hayat şiiridir.”
-Florida Üniversitesi Direktörü Dr. Héctor Salama Penhos-

İlgili Kitaplar

Sabahattin Ali Tüm Eserleri 8’li Set – Kutulu – Edebiyat Seti

₺117₺49.90

İNDİRİM

Stefan Zweig 14’lü Mega Set – Kutulu – Edebiyat Seti

₺140₺49.90

İNDİRİM

Alişan Kapaklıkaya Seti (10 Kitap)

₺320₺199.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 3

₺67.00₺29.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 4

₺45.00₺19.90

İNDİRİM

Yaz Okuma Seti – 5

₺58.00₺29.90

İNDİRİM

Sepetiniz
Hızlı Gönderim Ücretsiz Kargo
Whatsapp Sipariş